Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

.......................... FIKRALAR .........................

                 

          

AKILLI KÖPEK


Adamın birisi Afrika'da safariye çıkarken yanına minik köpeğini de almış. Minik köpek bir gün ormanda dolaşıp, kelebekleri kovalar, çiçekleri koklarken kaybolduğunu fark etmiş. Ne yapacağını düşünürken bir de bakmış ki karşıdan bir leopar geliyor ve belli ki günlük yiyeceğini arıyor. "Şimdi başım dertte" diye düşünmüş minik köpek. Etrafına bakmış yerde kemik parçalarını görmüş. Hemen arkasını leoparın geldiği yer dönerek kemikleri kemirmeye başlamış, bu arada da arkadaki hareketi kestirmeye çalışıyormuş. Leopar tam saldıracakken minik köpek kendi kendine konuşmuş; "Ne kadar lezzetli bir leoparmış. Acaba etrafta bundan bir tane daha var mı?" Bunu duyan leopar bir anda donmuş kalmış ve en yakındaki ağaca tırmanmış. "Tam zamanında kurtardım yoksa bu köpeğe yem olacaktım"diye düşünmüş. Bütün bunlar olup biterken bir başka ağacın üstündeki bir maymun olanları izliyormuş. Bildiklerini kullanarak bundan sonra leopardan kurtulabileceğini düşünmüş. Leoparin yanına giderek neler olduğunu anlatmış. Leopar çok sinirlenmiş ve maymuna "Atla sırtıma, gidip şunu yakalayalım"demiş. Ancak minik köpek neler olduğunu ve leoparın sırtında maymunla birlikte süratle kendisine yaklaştığını fark etmiş. "Şimdi ne yapacağım" diye düşünürken, kaçmaya teşebbüs etmemiş. Bunun yerine arkasını leoparın geldiği yöne dönerek, kemikleri kemirmeye devam etmiş. Tam leopar saldıracakken yine kendi kendine konuşmuş; "Bu aptal maymun nerede kaldı? Yarım saat önce bir leopar daha getirsin diye gönderdim hala haber yok!"

        BİRAZ SOHBET     

Uçağın havalanmasını beklerken adamın yanında oturan diğer yolcu, adama dönmüş ve - Biliyor musunuz, bir yerde okumuştum eğer yolculuk esnasında yanınızdaki ile sohbet ederseniz, seyahat süresi daha kısa geliyormuş insana. Kucağındaki kitabı okumak üzere yeni açmış adam, kitabı yavaşça Kapatmış ve adama; -Hangi konuda sohbet etmek istersiniz? - Bilmem ki, nükleer enerji konusunda konuşmak ister misiniz?- Olabilir,bu ilginç bir konu olabilir ancak nükleer enerji konusuna girmeden önce size başka bir soru sorayım. Bir at, bir inek ve bir keçi, üçü de ot yiyerek beslenmelerine rağmen, keçi misket şeklinde, inek sıvı şeklinde, at ise kurutulmuş ot şeklinde dışkılar. Sizce neden? Sohbet etmek isteyen adam, hayretle bakmış; - Hiçbir şey aklıma gelmiyor, bilmiyorum. Kitabını okumak steyen adam; - Hiç bir bok hakkında bilgin yoksa ne demeye nükleer enerji konusunda sohbet etmek istedin.

TANIYAMADIM


40 yaşlarında kadın kalp krizi nedeniyle hastaneye yatırılmıştı. Kendinden geçmiş durumdaydı, doktorlar kurtarmak için uğraşıyordu. Tam bu sırada Tanrı kadına göründü. - Yanına geliyorum Tanrım, diye inledi kadın. - Hayır, dedi Tanrı, daha önünde 35 yıl, 2 ay, 8 gün var... Kadın nihayet kendine gelmişti. Biraz iyileşince kesenin ağzını açtı. Yüzünü gerdirdi, yağlarını aldırdı, silikon taktırdı. Kadının ısrarlarına dayanamayan hastane yönetimi bir kuaförün gelip saçlarını boyamasına bile izin vermişti. Artık bomba gibiydi kadın. Kendini çok iyi hissediyordu. Hayatının kalan bölümünü mutlu bir biçimde geçirmeye hazırdı. Nihayet taburcu oldu. Dışarıya çıkıp temiz havayı içine çekti. Taksiye binmek üzere caddenin karşısına geçerken bir ambulans çarptı kadına. Vahimdi durumu. Derin karanlığa doğru kayarken sordu: - Ulu Tanrım, sen her şeyi daha iyi bilirsin, ama hani önümde daha 35 yıl vardı? Tanrı'nın cevap verdi: - Tanıyamadım...

    DÜŞÜŞ    

Temel, New York'taki gökdelenlerden birinin 53. katında çalışırken aniden ayağı kaymış ve aşağı doğru düşmeye başlamış.. 52, 51, 50, 49,48... Katları yıldırım hızıyla geçen Temel 8, 7, 6, 5, 4, 3, 2... Ve 1'inci kata geldiğinde kafasından şimşek gibi su düşünceler geçmiş: - Sağa çok şükür Tanrım, haburaya kadar sağ sağlam celduk... Birinci kattan düşsem de nasıl olsa piseycukler olmaz.

  ŞALVAR PARASI

Nasreddin Hoca, Bursa çarşısında dolaşırken bir şalvar beğenmiş. Tam alıp gidecekken karar değiştirip geri dönmüş. -Vazgeçtim, demiş satıcıya. Sen bunun yerine bana cubbe ver. Satıcının verdiği cubbeyi alıp giderken satıcı seslenmiş: -Efendi, parasını ödemedin! -Cubbenin yerine şalvarı bıraktım ya, demiş Hoca. Satıcı: -Şalvara da para vermemiştin ki, deyince, Hoca öfkelenmiş: -Ne tuhaf adamsın sen yahu, demiş. Almadığım şeyin parasınımı verecektim bir de!

HAYAL

Küçük bir oda.Odada bir yatak.Yatakta yalnız bir kız. Birden yatağın yanındaki pencere açılıyor.İri kıyım bir zenci giriyor içeri...Yavaşça pencereden süzülüyor,yatağa yaklaşıyor. Gömleğinin düğmelerini çözüyor. Pazular şişkin,göğüs körük gibi inip kalkıyor. Zenci birkaç adım daha atıyor. Pantolonunu indiriyor. Tamamen çıplak kalıyor. Genç kız birden Ne istiyorsunuz benden?diye çığlığı basıyor. Zenci cevap veriyor. Ben mi ? Ben hiçbir şey istemiyorum. Hayal gören sizsiniz.

FİZİK DERSİ

Alican fizik dersindeymiş... Hoca bütün öğrencileri kaldırıp rutin sorular soruyormuş..." Otobüstesin çok sıcak ne yaparsın? Öğrenci: camı açarım, Hoca: söyle giren havanın sürtünme katsayısı, Öğrenci: bilmiyorum, Hoca: otur sıfır" bu böyle bir değil iki değil bütün sınıfta sürmüş herkes dökülüyor... Alican kalkmış... Hoca: oğlum otobüstesin çok sıcak ne yaparsın? AliCan: Ceketimi çıkarırım. Ama oğlum çok sıcak... Gömleğimi çıkarırım... oğlum çok çok sıcak... Alican dayanamamış: Hocam anamı da becerseniz size o camı açtırmam....!

BUNAKLAR

Üç yaşlı adam oturup solbet ediyorlardı.
-Birisi: "ya ben biraz bunadım galiba dedi. Geçenlerde kapı çaldı, açtım baktım bir kadın. Misafir geldi diye düşündüm, buyur ettim oturttum, hal hatır sordum."
-Kadın: Yahu, bey sen iyice bunadım her halde ben senin kırk yıllık karınım demezmi.
-Öteki:"Oda birşeymi, ben geçenlerde ben merdivenlerin tam orta yerine gelmiştim, birden durdum düşünmeye başladım. Yahu, ben yukarımı çıkıyordum, aşağımı iniyordum.Bir türlü bulamadım.
-Üçüncüsü yahu sizlerde iyice bunamışsınız Allah'a şükür bende hiç öyle bunama belirtileri yok demiş. Bunu söylerkende sağ elinin iki parmağı ile sağ kulak memesini çekiştirip, tahtaya vurmuş...
Tak tak tak, adından, yine kendisi KİMOOO?! diye bağırmış.

KURNAZ GAZETECİ

genç bir gazeteci bir trafik kazası haberi alır hemen olay yerine gider ahali kazazedenin başına toplanmıştır bir kaç fotağraf çekmek istemektedir fakat bu ahaliden dolayı kazazedenin başına gitmesi olnaksızdır.en sonunda aklına kurnazca bir fikir gelir.yüksek sesle ağlıyarak ve bağırarak:ÇEKİLİN ÇEKİLİN O BENİM BABAMDI O BENİM HAYATTA EN SEVDİĞİM KİŞİ İDİ demeye başlar tabiki halk bu -zavallı- çocuğa yol verir bu sırada gazeteci çocuk ne kadar akıllı olduğunu düşünmektedir.en sonunda kazazedenin başına gider fotoğraf makinesini hazırlar vee YERDE ÖLÜ BİR ŞEKİLDE YATAN EŞEĞİ GÖRÜR!!!

GÜMRÜK

temel bir gün almanyaya gidicek gümrükten geçmesi lazım ama yanında keçisi var geçemiyor..
gümrük memuru:
-beyfendi keçi ile gümrükten geçemezsiniz
temel:
-ula bu keçi değilku köpek
gümrük memuru:
hayır beyfendi keçi işte boynuzları var
temel:teesüf ederim memur bey köpeğimin özel yaşamından size ne...

KUTUP AYISI

Yavru kutup ayısı telaşla annesinin yanına gelmiş ve :"anne beni gerçekten sen doğurdun diil mi"diye sormuş.Annesi tabi yavrum demiş. Yavru kutup ayısı şaşkın "allah allah " diye söylenerek babasına gelmiş ve "baba ben senin öz oğlunum değil mi, yani beni evlatlık falan almadınız diil mi" diye sormuş. Babası da "tabi yavrum sen bizim öz oğlumuzsun" demiş.Yavru kutup ayısı yine "allah allaah" diye söylenerek annesinin yanına gelmiş: "anne sen babamı aldatmadın değil mi yani ben öz babamın oğluyum değil mi? " diye sormuş. annesi kızarak "öyle saçma şey olurmu, hem baban duymasın, sen bizim öz oğlumuzsun" demiş. Yavru kutup ayısı yine şaşkın ve "allah allaah" diyerek uzaklaşmış ve babasının yanına gelmiş "baba beni evlatlık almadınız, herhangi başka bi ayının yavrusu ile de karıştırmadınız diil mi" diye sormuş. Babası sinirlenerek "yok oğlum öyle şey olur mu hem niye sorup duruyorsun deyince yavru kutup ayısı dayanamamış ve "donuyorum anasını satiiim donuyorum yaa" demiş

NUR YÜZLÜ DEDE

Bir gün amarikalının biri uzağıyla gezerken yakıt yetersizliğindenn bir ormana düşmüş ormanda biraz ilerlemiş ve karşısına bir kızıldereliordusu çıkmış ve başlarındada bir hertarafı püsküllü ibr adam neyse bunu gören amarikalı allah şimdi boku yedik demiş vede havaya bkamşı bir nur yüzlü dede görmüş dede demişki oğlum daha boku yemedin demişş şu yerde duran ucu sivri sopayı al ordunun başında duran püsküllü adamın kalbine sapla gitmiş sopayı adamın kalbine saplamış sonra nur yüzlü dede demişki evet evladım şimdi boku yedin demiş

KÖR VAMPIRRR

Bi akşam üstü üç vampir bi ağaçtan sarkıyorlarmış biri uyanmış ve
-Benim karnım acıktı ben kaçtım.
yarım saat sonra ağzı yüzü kan için de gelmiş diğerleri sormuş
-noldu noldu
-ya şurda bi direk var ya onun hemen altında bi ev var gördün mü?
-evet
-işte orda bi kadının ensesine daldım
5 dakka sonra diğer vampir kalkmış gitmiş yarım saat sonra gelmiş ağzı yüzü kan için de diğerleri
-noldu noldu dedi
-ya şurda bi direk varya onun altından bi köpek geçiyordu onu ısırdım lezzetliymiş köpek
Ve sonra 3. vampir kalkar gider 5 dakka sonra hemen gelir bunun da ağzı yüzü kan için de diğerleri sorar
-noldu noldu
-yaa şurda bi direk varya gördün mü?
-evet
-işte ben onu görmedim!!!

KEMER

Adamin biri unlu bir hamama gitmis.yikanmis tam cikacakken feryatla bagirmis:saatim saatim yok diye hamam sahibi hemen kosmus durumu dinlemis ve adama : aman kimse uymasin yoksa unlu hamamima kimse gelmez fiyati neyse ben odeyeyim demis. adam parasini almis ve gitmis. Onbes gun sonra tekrar ayni adam ayni hamama gitmis yine yikanmis tam cikacakken yine bagrismalar hamam sahibi yine sormus adam cuzdaninin kayboldugunu soylemis.hamam sahibi cuzdanindaki kadar parayi adama odemis ve gondermis. On onbes gun sonra adam ayni hamama gitmis hamam sahibi bunu gorunce rahatsiz olmus ama ne yapsin adam yikanmaya girince hamamci adamin butun elbiselerini toplamis askida yalnizca bir kemerini birakmis. Adam havluya sarili cikmis elbiselerinin yanina gitmis askida yalnizca kemeri gorunce sasirmis havlunun ustune kemeri baglamis ve hamamcinin yanina gitmis ve demiski:ALLAHINI SEVERSEN SOYLE BEN BURAYA BOYLE MI GELDIM

 FELSEFE
     Renkli kişiligiyle ün yapmiş bir felsefe hocasi, yilin son sinavini yapmak uzere sinifa girmiş.. butun ogrenciler cok heyecanli, hepsi merakla sorulari bekliyolar, felsefe hocasi sinifa söyle bi bakmiş, derken sandalyesini kaptigi gibi kürsünün uzerine koymuş..
     "IŞTE 100 PUANLIK TEK SORU" demiş.. "BANA BU SANDALYENIN VAROLMADIGINI ISPAT EDIN"
     Herkes bir girişmiş yazmaya efendim hizli hizli yazanlar haril haril duşunenler derken, aralarindan biri kagida tek bi cumle yazmiş sonra kalkmiş hocasina vermiş, ve sinavi bitirip cikmiş....
     Sonuclar aciklandigi zaman bir bakmişlar koca sinifta 100 uzerinden 100 alan tek kişi var, o da sinavi 2 dakkada bitirip cikan cocuk..!!!
     Peki acaba çocuğa 100 puan getiren o tek cumle neymiş????
     "HANGİ SANDALYE"

 REKLAM
     Wilson adinda birinin bir çivi fabrikasi vardir ve reklama ihtiyaci vardir. Pazarlamaci bir arkadasi ile konusurken arkadasi "Wilson Çivileri"diye bir reklam ayarlayabilecegini ifade eder.
     "Bana bir hafta ver" der arkadasi, "sana bir kasetle dönecegim"
     Bir hafta sonra pazarlama uzmani wilsonu görmeye gelir. Kaseti videoya koyar ve çalistirir.
     Romali bir asker Isa'yi Çarmiha çivilemekle mesgul, Yüzünü kamereya çevirir ve "Wilson çivileri kullanin, onlar herseyi tasirlar" der.
     Wilson çilgina döner ve bagirir "Senin problemin ne? Bunu asla TVde göstermezler, sana ikinci bir sans veriyorum, ama kesinlikle Romalilarin Isa'yi çarmiha germesi gibi seyler istemiyorum"
     Ikinci hafta pazarlamaci elinde baska bir kasetle gelir, Yine kaseti videoya koyar ve çalistirir. Bu sefer kamera Romanin disindan merkeze dogru yakinlasir ve çarmiha asili Isa'nin önünde durur. Romali bir asker yukari bakar ve 'Wilson çivileri, herseyi tasir'.
     Wilson kendini tutar bu sefer. "Sen beni anlamiyorsun, Çarmihta bir Isa istemiyorum. Sana son sans veriyorum bir hafta içinde yayinlanabilecek bir reklamla gelmeni istiyorum"
     Bir hafta daha geçer. Wilson sabirsizca beklemektedir.
     Pazarlama uzmani yeni kasetiyle gelir. Saçlari uzamis, çiplak bir adam nefes nefese kosmaktadir. Bir düzine Romali askerde pesinden kovalamaktadir. Tepenin basina gelirler ve askerlerden biri kameralardan birine dönerek: 'Keske Wilson çivileri kullansaydik!'.

KAYSERİLİ
     Oğlu kayseriliden para istiyor:
     "Baba 500 bin lira verirmisin"
     Kayserili:
     "400bin mi dedin? naapçan lan 300 bini 200 bin neyine yetmiyor al sana 100 bin yeter..."
     Kayserili çıkartıp 50 bin lira verir...
     Oğlu:
     "eheh.. baba bana zaten 50 bin lazımdı..."
     "Bak sen kerataya... demek sahte para vermesem kazıklayacaktın beni..."


     ZAMANE ÇOCUKLARI
     Küçük afacan elinde bir kutu sekerle parka gitmis, bir banka oturmus, etrafa bakinirken sekerleri ardarda agzina atiyomus.. yanindaki bankta oturan yasli adam çocuga bakmis bakmis ve...
     "evladim.."demis.. "seker güzeldir ama çok yemek zararlidir... hem dislerin çürür, hem yüzünde sivilce çikar, hem de sismanlarsin..."
     Çocuk bunun üzerine adama dönmüs:
     "Benim dedem 107 yasina kadar yasadi..."
     Adam "Yaa.." demis... "Yani deden de mi çok seker yerdi?"
     " Hayir, herseye burnunu sokmazdi.!

BOĞAZ KÖPRÜSÜ
     Temel bogazda tekneyle turist gezdiriyor, bir gün bir Amerikali'yi aliyor basliyorlar gezmeye... Turist falanca sarayi görüyor ..
     - "Bu ne kadar zamanda yapilmis diyor"
     Temel de: "5 yilda diye cevap veriyor"...
     Amerikali :
     - "Yazik bizde olsa 1 yil .." biraz sonra filan camiyi görüyor
     - "Bu ne kadar zamanda yapilmis" diye soruyor ..
     Temel de ....
     - " 2 yil" diye cevap veriyor ...
     Amerikali :
     - " Yazik be bizde olsa 3 ayda biterdi" diyor. Temel uyuz oluyor duruma..
     Biraz sonra bir tarihi yapi daha görüyorlar.. Yine soruyor turist..
     Temel..2 ay diyor, adam gene yazik be bizde olsa 1 haftada biter, diyor.
     Temel iyice deliriyor, tam o sirada bogaz koprusunun altina geliyor..
     Adam yukariyi göstererek bu köprü ne kadar zamanda yapildi diyor..
     Temel saskin saskin bakislarla kafasini kaldirip ..
     - "Hangisi ? Bu mu? Bilmem, bu dün burda yoktu .."

HAVAALANI
     Genç is adami uçaga binmek üzere havaalanina gelir ve bilet kontrolü yapilan masaya giderek, elindeki valizleri teslim eder.
     Görevli; "Biletinizi alabilir miyim?" der.
     Adam biletini verir ve ekler; "Biletimden göreceginiz gibi New York'a gidiyorum. Ancak, verdigim yesil valizin Londra'ya, mavi olanin da Paris'e gitmesini istiyorum."
     Görevli kiz saskinlikla ; "Özür dilerim, ancak bunu yapmam mümkün degil".
     Bunun üzerine genç adam; "Bunu duyduguma çok sevindim. Geçen sene yapmistinizda!"
CENAZE
     İki arkadaş golf oynayarak ve iyi vakit geçirerek halı gibi çimenlerle kaplı sahada dolaşmaktadırlar. Sahanın yanından geçen yolda büyük ve kalabalık bir cenaze konvoyu görürler. Adamlardan biri, şapkasını çıkartır, büyük bir saygıyla cenazeye doğru dönerek diz çöker, içinden bir kaç küçük dua mırıldanır ve yine aynı saygı ile ayağa kalkar.
     Arkadaşı çok etkilenmiştir.
     - "Hey!"
     der,
     - "Sen gerçekten temiz yürekli iyi bir insansın!.."
     - "Tabii,"
     der adam.
     - "Ne de olsa 35 yıllık karımdı."

DİKKAT LADİN TESLİM OLUYOR
     Usame Bin Ladin Bush'a telefon etmis, kendini tanitip, konusmasina devam etmis..
     "Sayin Bush size iki haberim var,biri iyi bir kotu hangisini once soylememi istersiniz?"
     Bush :
     - "Once iyisini soyleyin "demis.
     Ladin:
     - "Teslim olmaya karar verdim",
     Bush :
     "Pekii kotu haber ne?"
     Ladin:
     - "Ucakla geliyorum ...!!!"

NE HALDE
     Adamin biri bir gün yolda giderken bir dilenciye rastlar. Dilenciye bir para verir ve al bununla bir sigara alirsin der.
     Dilenci
     - Beyim ben hiç sigara içmem, der.
     Bunun üzerine adam o zaman bir bira icersin der.
     Dilenci
     - Ben agzima icki koymam, der.
     Sen de o zaman bir altili oynarsin.
     Dilenci
     - Beyim ben hiç kumarda oynamam deyince
     Adam o zaman
     - Al bu parayi ve bizim eve gel
     der. Dilenci neden oldugunu sorar.
     Adam
     - Karim seni bir gorsun icki ve sigara içmeyen, kumar oynamayan bir adamin hali ne oluyor!...

YARDIMSEVER
     Sehrin hayirsever vakiflarindan birindeki çalisanlar sehrin en basarili avukatindan henüz herhangi bir bagis almamis olduklarini fark ettiler.
     Bagis toplama görevindeki kisi avukati bagista bulunmasi için ikna etmeye çalisiyordu:
     "-Arastirmalarimiza göre yillik geliriniz en az 500.000 dolar, ancak bugüne kadar hiç bir hayir isine bir kurus bagista bulunmamissiniz. O paranin bir kismini bir sekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?"
     Avukat bir süre düsündü, sonra:
     "-Önce, arastimalariniz annemin uzun bir hastaliktan sonra ölmek üzere oldugunu ve hastane masraflarinin onun yillik gelirinin bir kaç kat üstünde oldugunu da gösterdi mi?"
     Görevli utandi:
     "-Sey, hayir."
     "-Sonra, kardesimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkum oldugunu?"
     Görevli utancindan kipkirmizi kesilmis bir halde özür dilemeye çalisirken avukat onun sözünü kesti:
     "-Ya da kizkardesimin kocasinin bir trafik kazasinda öldügünü ve onu üç çocuguyla bes parasiz biraktigini?"
     Görevli yerin dibine geçmisti, sadece,
     "-Hayir, hiç bir bilgim yoktu ..." diye mirildanabildi.
     Avukat bir kez daha onun sözünü keserek devam etti:
     "-Pekala, ben onlara zerre miktar para vermezken size niçin vereyim?"